Islandığımızı Hissetmeden Yağmur Altında Oynamak

Yağmur yağmaya başladığında kahvemizi alır ve penceremizden dışarıyı seyrederiz. Belki penceremizi biraz aralayıp toprağın kokusunu içimize bir süreliğine çeker sonra da koltuğumuza geri döneriz. Böyle ıslak günlerde evde kalıp film seyretmeyi çok sevdiğimizden bile bahsederiz. Dışarıda yağmur yağdığında evde oluyor olmamız bizim için sanki bir şanstır. Peki, neden ıslanmayı sevmediğimizi düşündünüz mü? Büyüklerimiz bizi küçüklüğümüzden beri ıslanıp hasta olmamızdan korktukları için yağmurlu havada dışarı çıkarmamıştır. Sokaklar ve parklar boş kalmıştır. İnsanlar dışarıda vakit geçirmeden kapalı işyerlerine ve evlerine gitmeye çalışmışlardır. Çünkü geçmiş zamanda kendimizi doğru şekilde koruyabileceğimiz materyallere ya sahip değildik, ya da bu ürünlerle ilgili bilgimiz yoktu. Bundan dolayı ıslanmama gerekliliği bizim için bir alışkanlığa dönüşmüştür. Bu alışkanlık büyüklerimizden bizlerin zamanına kadar geldi, ya gelecekte çocuklarımız?

Geçmişten Bu Zamana Islanmak

Bizler geçmişten bu zamana kadar yağmurlarla çok barışık olmasak da, ıslanmamızı engelleyen materyallerin bulunması çok esiklere dayanmaktadır. 1823 yılında ilk Charles Macintosh tarafından su geçirmeyen materyal bulunmuştur. Kauçuğu petrolün içinde eritip bazı kumaşları bunun içine ekleyince yağmurluk giyiminin temellerini atmıştır. Sonraki zamanlarda bu materyalden yola çıkarak üzerinde gelişmeler yapılmıştır. Daha kokusuz, terletmeyen, nefes alabilen ve su geçirmez özelliğiyle 1969 yılında Wilbert L.Gore tarafından Gore-Tex kumaşı bulunmuştur. Bu yağmurluklarda kullanılan bir laminat türü olmuştur. Diğer türlere göre dayanıklı ve başarılı bir kumaştır. Elbette polyester kaplama ve naylon türlerini de yağmurluklarda çokça görülebilmektedir. Gore-Tex kumaşı, polyester ve naylon kumaşların üzerine birleştirilerek de oldukça kullanışlı yağmurluklar üretilebilmektedir.

Dayanıklı Mı Geçirmez Mi?

Islanmadan yağmurda vakit geçirmeye başladığımız bu zamanlarda yağmurluk seçimlerinde dikkat edebileceğimiz belli başlı konulardan biri elbette suyu geçirmiyor olmasıdır. Ancak bir yağmurluğun su geçirmiyor olması yağmur altında uzun saatler vakit geçirmeniz için yeterli değildir. Bunun yanında nefes alabilen, ısıya dayanıklı, rüzgâra dayanıklı, sizi üşütmeyen ve koku yapmayan özelliklere sahip olması da önemlidir. Özellikle yağmurda ıslanmayı en çok seven çocuklarımıza yağmurluk ve yağmur tulumları gibi seçimler yaparken bunları kesinlikle dikkate almamız gerekmektedir. En çok tercih edilen yağmurluk türü polyester kumaş kaplama türüdür. Bu kumaş türü suya dayanıklıdır, rüzgâr geçirmezliği de başarılıdır ama nefes alabilme özelliği uzun süre yağmur altında kalınca yeterli değildir. Astarı pamuk ile kaplanan polyester olan bir yağmurluk kesinlikle çok daha başarılı sonuçlar verecektir. Özellikle bazı markalarda ‘dayanıklı su savar’ özellikli yağmurluklar bulunmaktadır. Bu özellik çocuklarımızın uzun süre yağmur altında kaldıktan sonra suyun soğukluğunun içine sinmesini engeller ve böylece çocuklarımızı üşütmeyecektir. Elbette fiyat performansı burada önem taşımaktadır. Birçok özelliği bulunan yağmurlukların fiyatları da diğerlerine göre daha pahalı olmaktadır. Naylon türevi yağmurluk modelleri en ucuz olanlarıdır. Su geçirmezliği %100 değildir ve nemi maalesef ememediğinden koku ve terleme yapmaktadır. Kısa süreli yağmur altında kalmalar için yeterli bir yağmurluk türüdür. Fakat konu çocuklar olunca bu süre pek kısa olmayacaktır.

Yağmur Altında Oynayalım

Okumaya devam et “Islandığımızı Hissetmeden Yağmur Altında Oynamak”