Ama Bu Balığın Parmakları Var

Balıkların parmağı olur mu? Eğer o balık ‘Fırfır’ ise vardır. Bu eğlenceli çocuk kitabı ile arkadaşlık ve güven temasını iyi şekilde betimleyen bir maceraya tanıklık edecekler. Bu kitapta;

  • Çocuğunuzla birlikte parmaklarını sayabilir, sayı sayma becerisini geliştirebilirsiniz.
  • Arkadaşlarına yardım etmeninin önemini vurgulayabilirsiniz.
  • Herkesin farklı yeteneklerinin olduğunu ve bu yeteneklerin bir araya gelince eğlenceli (orkestra) olduğunu söyleyebilirsiniz.
  • Ailece birlikte okuyup Fırfır parmakları gibi her birinizi gıdıklayabilirsiniz.

Rengârenk, eğlenceli, öğretici ve her çocuğun kütüphanesinde bulunması gerekir. Zevkle çocuğunuzla okuyacağınızdan emin olabilirsiniz.

Kitabı Tekrar Tekrar Okumanızı İsteyecek Yaş Grubu: 1-2 yaş

Kitabı Öğrendikten Sonra Kendi Resimlerle Anlatmaya Başlayacak Yaş Grubu: 2-3 yaş

LİNKLE olarak kitabı aşağıdaki sitelerden satın alabilirsin 🙂

Okumaya devam et “Ama Bu Balığın Parmakları Var”

Islandığımızı Hissetmeden Yağmur Altında Oynamak

Yağmur yağmaya başladığında kahvemizi alır ve penceremizden dışarıyı seyrederiz. Belki penceremizi biraz aralayıp toprağın kokusunu içimize bir süreliğine çeker sonra da koltuğumuza geri döneriz. Böyle ıslak günlerde evde kalıp film seyretmeyi çok sevdiğimizden bile bahsederiz. Dışarıda yağmur yağdığında evde oluyor olmamız bizim için sanki bir şanstır. Peki, neden ıslanmayı sevmediğimizi düşündünüz mü? Büyüklerimiz bizi küçüklüğümüzden beri ıslanıp hasta olmamızdan korktukları için yağmurlu havada dışarı çıkarmamıştır. Sokaklar ve parklar boş kalmıştır. İnsanlar dışarıda vakit geçirmeden kapalı işyerlerine ve evlerine gitmeye çalışmışlardır. Çünkü geçmiş zamanda kendimizi doğru şekilde koruyabileceğimiz materyallere ya sahip değildik, ya da bu ürünlerle ilgili bilgimiz yoktu. Bundan dolayı ıslanmama gerekliliği bizim için bir alışkanlığa dönüşmüştür. Bu alışkanlık büyüklerimizden bizlerin zamanına kadar geldi, ya gelecekte çocuklarımız?

Geçmişten Bu Zamana Islanmak

Bizler geçmişten bu zamana kadar yağmurlarla çok barışık olmasak da, ıslanmamızı engelleyen materyallerin bulunması çok esiklere dayanmaktadır. 1823 yılında ilk Charles Macintosh tarafından su geçirmeyen materyal bulunmuştur. Kauçuğu petrolün içinde eritip bazı kumaşları bunun içine ekleyince yağmurluk giyiminin temellerini atmıştır. Sonraki zamanlarda bu materyalden yola çıkarak üzerinde gelişmeler yapılmıştır. Daha kokusuz, terletmeyen, nefes alabilen ve su geçirmez özelliğiyle 1969 yılında Wilbert L.Gore tarafından Gore-Tex kumaşı bulunmuştur. Bu yağmurluklarda kullanılan bir laminat türü olmuştur. Diğer türlere göre dayanıklı ve başarılı bir kumaştır. Elbette polyester kaplama ve naylon türlerini de yağmurluklarda çokça görülebilmektedir. Gore-Tex kumaşı, polyester ve naylon kumaşların üzerine birleştirilerek de oldukça kullanışlı yağmurluklar üretilebilmektedir.

Dayanıklı Mı Geçirmez Mi?

Islanmadan yağmurda vakit geçirmeye başladığımız bu zamanlarda yağmurluk seçimlerinde dikkat edebileceğimiz belli başlı konulardan biri elbette suyu geçirmiyor olmasıdır. Ancak bir yağmurluğun su geçirmiyor olması yağmur altında uzun saatler vakit geçirmeniz için yeterli değildir. Bunun yanında nefes alabilen, ısıya dayanıklı, rüzgâra dayanıklı, sizi üşütmeyen ve koku yapmayan özelliklere sahip olması da önemlidir. Özellikle yağmurda ıslanmayı en çok seven çocuklarımıza yağmurluk ve yağmur tulumları gibi seçimler yaparken bunları kesinlikle dikkate almamız gerekmektedir. En çok tercih edilen yağmurluk türü polyester kumaş kaplama türüdür. Bu kumaş türü suya dayanıklıdır, rüzgâr geçirmezliği de başarılıdır ama nefes alabilme özelliği uzun süre yağmur altında kalınca yeterli değildir. Astarı pamuk ile kaplanan polyester olan bir yağmurluk kesinlikle çok daha başarılı sonuçlar verecektir. Özellikle bazı markalarda ‘dayanıklı su savar’ özellikli yağmurluklar bulunmaktadır. Bu özellik çocuklarımızın uzun süre yağmur altında kaldıktan sonra suyun soğukluğunun içine sinmesini engeller ve böylece çocuklarımızı üşütmeyecektir. Elbette fiyat performansı burada önem taşımaktadır. Birçok özelliği bulunan yağmurlukların fiyatları da diğerlerine göre daha pahalı olmaktadır. Naylon türevi yağmurluk modelleri en ucuz olanlarıdır. Su geçirmezliği %100 değildir ve nemi maalesef ememediğinden koku ve terleme yapmaktadır. Kısa süreli yağmur altında kalmalar için yeterli bir yağmurluk türüdür. Fakat konu çocuklar olunca bu süre pek kısa olmayacaktır.

Yağmur Altında Oynayalım

Okumaya devam et “Islandığımızı Hissetmeden Yağmur Altında Oynamak”

Çocuklarımız Kafasına Kask Taksın

Çocukların en sevdiği oyun araçlarından biri bisiklete binmektir. Küçük yaşlarda önce 4 tekerlek ile başladığımız bisiklet maceramız tekerleklerin yavaş yavaş azaltılmasıyla 2 tekerleğe yani gerçek bir büyük çocuk bisikletine dönüşmektedir. Bisikleti kullanmayı öğrendiğimiz anı kesinlikle unutmayız. Çünkü bizim için çok heyecan verici bir deneyimdir. O an sadece kafamıza koyduğumuz şey ise bisikleti doğru şekilde kullanabilmektir. Çocukluğumuzda hissettiğimiz bu macerayı güzel bir şekilde tamamlamak ise karşılaşabileceğimiz kazalardan kendimizi doğru şekilde koruyabilmemizle mümkündür. Kask takmak da bunların en başında gelir.

Alışmasını Sağlamak

Araştırmalar bize özellikle 5-12 yaş arasındaki çocukların kask takmayı gerektiren oyun araçlarını kullanmayı çok sevdiklerini göstermektedir. Bunların en başında ise bisiklet ve scooter gelmektedir. Çocukların dışarıyı yeni öğrenme ve tanımaya çalıştığı bu yaşlarda kask kullanma bilincini oluşturmak elbette hızlı ve kolay olmayacaktır. Bu bilinci oluşturmak da ebeveynin rolü çok önemlidir. Bir ebeveyn kullandığı motosiklette taktığı kask ile çocuğuna örnek teşkil edebilmeli; ya da çocuğuna alacağı bisikleti kask ile birlikte alıp birbirlerini tamamladığını göstermelidir. Ev içerisinde birlikte oynayacağınız oyunlara dâhil edebilir; üstüne çocuğunuzun seveceği çıkartmaları birlikte yapıştırarak alışmasına yardımcı olabilirsiniz. Tabi en önemlisi ise çocuğunuzun bu kaskı takmasındaki sebebi doğru anlayabilmesidir. Küçük bir çocuğa bunu anlatma şekliniz onu korkutmaktan yana değil; kullanma hevesi yaratma şeklinde olmalıdır.

Kaza Gelmez

Dünyanın birçok ülkesinde motosiklet ve bisiklet kazalarında hızlı bir artış gözlemlenmektedir. Bunun sebepleri arasında hızlı kullanmak, dikkatle yolu takip etmemek gibi unsurlar sayılabilmektedir. Fakat bu kazaların sonucunda ciddi yaralanmalar ve hatta ölümlerin gerçekleşmesinin en baş sebeplerinden biri kask takılmamasıdır. Bu tip kazalarda sürücüler,  beyin sarsıntısı ve kafatasında çatlak gibi ciddi kalıcı hasarlarla karşılaşması söz konusudur.

Doğru Seçim Yaparken

Okumaya devam et “Çocuklarımız Kafasına Kask Taksın”