Çocuklar Uyusun

Uyku tüm memelilerin doğal bir dinlenme biçimidir. Gün içerisindeki geçirdiğimiz zaman sonrasında vücudumuz bu dinlenmeye ihtiyaç duymaktadır. Gelişimi, sağlıklı kalmayı, iyileşmeyi hızlandıran da bu dinlenme biçimidir. Çocuklarımız da gün içerisinde öğrendiği becerileri, diğer bir güne sağlıklı bir şekilde taşımak için uykuya ihtiyaç duymaktadır. Uyku gereklidir ama uykuyu sağlıklı bir şekilde geçirmek çocuklar için gerekli olandır. Bunun için birçok farklı etmen bulunmaktadır. Bunların içerisinde uyku sırasındaki ev giysisi olan pijamalar gelmektedir. Üst ve alt takım olarak kullanılan bu pijamalar;  özellikle çocuklarımızın uyku sırasında rahat, sağlıklı ve derin bir uykuya geçmelerini sağlayan etmenlerden biridir.

Ne Zaman Tanıştık?

Uzun zaman öncesinde Hintliler tarafından tercih edilen belden bağlanan hafif kumaş pantolonu günümüze ev giysisi olan pijamanın  (pajama) gelmesini sağlamıştır. 1870 yıllarında ticaretin arttığı dönemde Avrupa’ya gelen bu giysiye, Avrupalıların eli değmiş ve üst bir gömlek de eklenmiştir. Uyku öncesinde giyilen bu takım daha sonralarda geliştirilerek tüm ülkelere yaygınlaştırılmış ve herkes tarafından tercih edilmeye başlanmıştır.

Uykuda Büyüyen Çocuklar

Çocuklarımızın kıyafetlerini seçerken doğru kumaş her zaman seçilememektedir. Konu uykuya geçecek olan bir çocuk olunca ise her ebeveyn gibi onun en sağlıklı ve huzurlu bir şekilde uyuması için kumaşının üst düzey rahatlık sağlaması gerektiğini unutulmamalıdır. Uyku sırasında terleyen ve sıcaklayan çocuk; onarım ve yaşlanmayı geciktirme için yeterli olan melatonin ve büyüme hormonunu üretememektedir. Araştırmalar göstermektedir ki, vücut sıcaklığının dışarı atılmasını zorladığı için ince kıyafetlerle uyumak derin ve uzun uykuyu da beraberinde getirmektedir.

Üstünü Açan Çocuklar

Okumaya devam et “Çocuklar Uyusun”

Peppa Super Noisy Book ( Oink Oink) !

Yağmurlu bir gün ile başlayan hikâye, çok sesli ve bol eğlenceli nasıl devam eder? Peppa, George ve arkadaşlarını bu gürültülü kitapta bolca eğlenirken ve bolca ses çıkarırken bulabilirsiniz. Küçük parmakların basacağı 18 farklı ses bulunmaktadır. Her sayfanın altında basacakları tuşların resimleri bulunmaktadır. Bu kitapta;

Okumaya devam et “Peppa Super Noisy Book ( Oink Oink) !”

Fıstık Ezmesi Kaşıklayan Çocuklar

Kaşıklayarak yediklerimizin ağzımızda unutulmaz tatları ve anları vardır. O lezzetli tat sırasında;  yediğimiz yeri, zamanı ve birlikte yediğimiz kişiyi kesinlikle çok iyi hatırlarız. Bu gerçekten yediğimizin bizde uyandırdığı hislerle alakalıdır. Yediğimiz yiyecek, kaşıkladığımız anda bizi gerçekten çok iyi hissettirmiştir. Fıstık ezmesi de bizi bu noktada çok iyi anılara taşıyan unutulmaz bir yiyecektir.

Ne Zaman Tanıştık

Kavrulmuş fıstıkların çok iyi bir şekilde ezildiği tam kıvamında bırakıldığı bir tattır. İsteğe göre içine şeker, tuz, tatlandırıcı ekleyerek tadı zenginleştirilmektedir.  19. Yüzyılda bulunan bu lezzetli tadın patenti Kanadalı Marcellus Gilmore Edson tarafından alınmıştır. O zamanlarda zenginler tarafından sevilerek tüketilmektedir. Ayrıca doktorlar tarafından hasta olanlara  da yüksek proteine sahip olması sebebiyle verilmiştir.  Pürüzsüz olarak yapılması ise 1930’lu yıllara dayanmaktadır. Yayıklama yöntemi dediğimiz yayık aletinin kullanılması pürüzsüz, kremamsı yapı olan Skippy marka fıstık ezmesini ortaya çıkarmıştır.

Nasıl Kaşıklamadan Durabiliriz ki 

Okumaya devam et “Fıstık Ezmesi Kaşıklayan Çocuklar”

Ama Bu Balığın Parmakları Var

Balıkların parmağı olur mu? Eğer o balık ‘Fırfır’ ise vardır. Bu eğlenceli çocuk kitabı ile arkadaşlık ve güven temasını iyi şekilde betimleyen bir maceraya tanıklık edecekler. Bu kitapta;

  • Çocuğunuzla birlikte parmaklarını sayabilir, sayı sayma becerisini geliştirebilirsiniz.
  • Arkadaşlarına yardım etmeninin önemini vurgulayabilirsiniz.
  • Herkesin farklı yeteneklerinin olduğunu ve bu yeteneklerin bir araya gelince eğlenceli (orkestra) olduğunu söyleyebilirsiniz.
  • Ailece birlikte okuyup Fırfır parmakları gibi her birinizi gıdıklayabilirsiniz.

Rengârenk, eğlenceli, öğretici ve her çocuğun kütüphanesinde bulunması gerekir. Zevkle çocuğunuzla okuyacağınızdan emin olabilirsiniz.

Kitabı Tekrar Tekrar Okumanızı İsteyecek Yaş Grubu: 1-2 yaş

Kitabı Öğrendikten Sonra Kendi Resimlerle Anlatmaya Başlayacak Yaş Grubu: 2-3 yaş

LİNKLE olarak kitabı aşağıdaki sitelerden satın alabilirsin 🙂

Okumaya devam et “Ama Bu Balığın Parmakları Var”

Kitap Seven Çocuklar

Sizce her evde bir kitaplık mevcut mudur?  Günümüzde birçok aile ya da birey evinin boyutuna göre kitaplık seçimi yapmaktadır. Bu ihtiyaç sebebiyle ortaya çıkmıştır. Yeni doğandan yaşlısına her yaşa uygun farklı tür ve nitelikte basılı materyallerin bulunması, günümüz şartlarında artık çok daha kolay ve hızlıdır. Bu materyallerin başında da kitap gelmektedir. Okul öncesi yaşlarda çocukların kitaplar ile tanışması da ebeveynlerinin evindeki kitaplığı keşfetmesiyle ortaya çıkabilmektedir.

Hayallerine Sarıl

Çocuğun içerisindeki merak ve öğrenme isteği doğduğu an başlamaktadır. Anlamak ve hayal kurmak için bilmeye, öğrenmeye ihtiyaç duymaktadır. Kimi zaman yanındaki anne babasını örnek alarak, kimi zaman da kendilerine okudukları o değerli kitaplar sayesinde hayatı öğrenmeye başlamaktadır. Öğrendikleriyle de sevdiği oyuncakları oynatmakta, hayallerini yaratmakta ve o hayalleri sayesinde de büyümektedir. Büyürken yanındaki arkadaşlarını da hayallerine eklemeye başlamaktadır. Ve işte okunulan o hikâyeler ve hayaller birlikte yol alıp çocukluğumuza hayat katmaktadır.

Her Koşulda Başarı

Küçük yaşta kendisine alıştırılan kitaplar, çocuklarda ileri yaşlarda ciddi başarılara imza atmasında yardımcı olmaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda erken yaşta kendisine okunan kitaplar sayesinde çocukların hızlı gelişen bir dil becerisine sahip olduğu belirlenmiştir. Okuma yazmayı öğrendiği yaşlarda da derslerinde başarılı olmaktadır.  Sadece sözel ağırlıklı derslerde değil aksine matematik gibi sayısal derslerde de hızlı algılama, çözme gibi yetenekler gözlemlenmektedir. 10 yaşına kadar 45 milyon kelime duymuş bir çocuk, derslerindeki başarılarının yanı sıra sosyal çevresindeki ilişkilerinde de başarıyı yakalamaktadır. Elbette gün içerisinde en az 15-20 dakika okuyan bir çocuğun başarıyı yakalaması evdeki ebeveynin desteğiyle olmaktadır.

Alışkanlık Kazanmak Kolay Mı?

Okumaya devam et “Kitap Seven Çocuklar”

Islandığımızı Hissetmeden Yağmur Altında Oynamak

Yağmur yağmaya başladığında kahvemizi alır ve penceremizden dışarıyı seyrederiz. Belki penceremizi biraz aralayıp toprağın kokusunu içimize bir süreliğine çeker sonra da koltuğumuza geri döneriz. Böyle ıslak günlerde evde kalıp film seyretmeyi çok sevdiğimizden bile bahsederiz. Dışarıda yağmur yağdığında evde oluyor olmamız bizim için sanki bir şanstır. Peki, neden ıslanmayı sevmediğimizi düşündünüz mü? Büyüklerimiz bizi küçüklüğümüzden beri ıslanıp hasta olmamızdan korktukları için yağmurlu havada dışarı çıkarmamıştır. Sokaklar ve parklar boş kalmıştır. İnsanlar dışarıda vakit geçirmeden kapalı işyerlerine ve evlerine gitmeye çalışmışlardır. Çünkü geçmiş zamanda kendimizi doğru şekilde koruyabileceğimiz materyallere ya sahip değildik, ya da bu ürünlerle ilgili bilgimiz yoktu. Bundan dolayı ıslanmama gerekliliği bizim için bir alışkanlığa dönüşmüştür. Bu alışkanlık büyüklerimizden bizlerin zamanına kadar geldi, ya gelecekte çocuklarımız?

Geçmişten Bu Zamana Islanmak

Bizler geçmişten bu zamana kadar yağmurlarla çok barışık olmasak da, ıslanmamızı engelleyen materyallerin bulunması çok esiklere dayanmaktadır. 1823 yılında ilk Charles Macintosh tarafından su geçirmeyen materyal bulunmuştur. Kauçuğu petrolün içinde eritip bazı kumaşları bunun içine ekleyince yağmurluk giyiminin temellerini atmıştır. Sonraki zamanlarda bu materyalden yola çıkarak üzerinde gelişmeler yapılmıştır. Daha kokusuz, terletmeyen, nefes alabilen ve su geçirmez özelliğiyle 1969 yılında Wilbert L.Gore tarafından Gore-Tex kumaşı bulunmuştur. Bu yağmurluklarda kullanılan bir laminat türü olmuştur. Diğer türlere göre dayanıklı ve başarılı bir kumaştır. Elbette polyester kaplama ve naylon türlerini de yağmurluklarda çokça görülebilmektedir. Gore-Tex kumaşı, polyester ve naylon kumaşların üzerine birleştirilerek de oldukça kullanışlı yağmurluklar üretilebilmektedir.

Dayanıklı Mı Geçirmez Mi?

Islanmadan yağmurda vakit geçirmeye başladığımız bu zamanlarda yağmurluk seçimlerinde dikkat edebileceğimiz belli başlı konulardan biri elbette suyu geçirmiyor olmasıdır. Ancak bir yağmurluğun su geçirmiyor olması yağmur altında uzun saatler vakit geçirmeniz için yeterli değildir. Bunun yanında nefes alabilen, ısıya dayanıklı, rüzgâra dayanıklı, sizi üşütmeyen ve koku yapmayan özelliklere sahip olması da önemlidir. Özellikle yağmurda ıslanmayı en çok seven çocuklarımıza yağmurluk ve yağmur tulumları gibi seçimler yaparken bunları kesinlikle dikkate almamız gerekmektedir. En çok tercih edilen yağmurluk türü polyester kumaş kaplama türüdür. Bu kumaş türü suya dayanıklıdır, rüzgâr geçirmezliği de başarılıdır ama nefes alabilme özelliği uzun süre yağmur altında kalınca yeterli değildir. Astarı pamuk ile kaplanan polyester olan bir yağmurluk kesinlikle çok daha başarılı sonuçlar verecektir. Özellikle bazı markalarda ‘dayanıklı su savar’ özellikli yağmurluklar bulunmaktadır. Bu özellik çocuklarımızın uzun süre yağmur altında kaldıktan sonra suyun soğukluğunun içine sinmesini engeller ve böylece çocuklarımızı üşütmeyecektir. Elbette fiyat performansı burada önem taşımaktadır. Birçok özelliği bulunan yağmurlukların fiyatları da diğerlerine göre daha pahalı olmaktadır. Naylon türevi yağmurluk modelleri en ucuz olanlarıdır. Su geçirmezliği %100 değildir ve nemi maalesef ememediğinden koku ve terleme yapmaktadır. Kısa süreli yağmur altında kalmalar için yeterli bir yağmurluk türüdür. Fakat konu çocuklar olunca bu süre pek kısa olmayacaktır.

Yağmur Altında Oynayalım

Okumaya devam et “Islandığımızı Hissetmeden Yağmur Altında Oynamak”

Çocuklarımız Kafasına Kask Taksın

Çocukların en sevdiği oyun araçlarından biri bisiklete binmektir. Küçük yaşlarda önce 4 tekerlek ile başladığımız bisiklet maceramız tekerleklerin yavaş yavaş azaltılmasıyla 2 tekerleğe yani gerçek bir büyük çocuk bisikletine dönüşmektedir. Bisikleti kullanmayı öğrendiğimiz anı kesinlikle unutmayız. Çünkü bizim için çok heyecan verici bir deneyimdir. O an sadece kafamıza koyduğumuz şey ise bisikleti doğru şekilde kullanabilmektir. Çocukluğumuzda hissettiğimiz bu macerayı güzel bir şekilde tamamlamak ise karşılaşabileceğimiz kazalardan kendimizi doğru şekilde koruyabilmemizle mümkündür. Kask takmak da bunların en başında gelir.

Alışmasını Sağlamak

Araştırmalar bize özellikle 5-12 yaş arasındaki çocukların kask takmayı gerektiren oyun araçlarını kullanmayı çok sevdiklerini göstermektedir. Bunların en başında ise bisiklet ve scooter gelmektedir. Çocukların dışarıyı yeni öğrenme ve tanımaya çalıştığı bu yaşlarda kask kullanma bilincini oluşturmak elbette hızlı ve kolay olmayacaktır. Bu bilinci oluşturmak da ebeveynin rolü çok önemlidir. Bir ebeveyn kullandığı motosiklette taktığı kask ile çocuğuna örnek teşkil edebilmeli; ya da çocuğuna alacağı bisikleti kask ile birlikte alıp birbirlerini tamamladığını göstermelidir. Ev içerisinde birlikte oynayacağınız oyunlara dâhil edebilir; üstüne çocuğunuzun seveceği çıkartmaları birlikte yapıştırarak alışmasına yardımcı olabilirsiniz. Tabi en önemlisi ise çocuğunuzun bu kaskı takmasındaki sebebi doğru anlayabilmesidir. Küçük bir çocuğa bunu anlatma şekliniz onu korkutmaktan yana değil; kullanma hevesi yaratma şeklinde olmalıdır.

Kaza Gelmez

Dünyanın birçok ülkesinde motosiklet ve bisiklet kazalarında hızlı bir artış gözlemlenmektedir. Bunun sebepleri arasında hızlı kullanmak, dikkatle yolu takip etmemek gibi unsurlar sayılabilmektedir. Fakat bu kazaların sonucunda ciddi yaralanmalar ve hatta ölümlerin gerçekleşmesinin en baş sebeplerinden biri kask takılmamasıdır. Bu tip kazalarda sürücüler,  beyin sarsıntısı ve kafatasında çatlak gibi ciddi kalıcı hasarlarla karşılaşması söz konusudur.

Doğru Seçim Yaparken

Okumaya devam et “Çocuklarımız Kafasına Kask Taksın”